|
24 Mart Tüberküloz (Verem) Günü... |
|
24-03-2010 |
Tüberküloz (Verem) mikrobu, 1126 yıl önce bugün bulundu. Dünya Sağlık Örgütü'nün Dünya Tüberküloz günü ilan ettiği 24 Mart 1882'den bu yana pek çok hastalık yok edilse de tüberküloz hâlâ insanlığı tehdit etmeye devam ediyor. 9 milyon tüberküloz hastası olduğu sanılan dünyada her yıl 3 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye'deyse her 100 bin kişide 28 kişi tüberküloz; yani yaklaşık 20 bin hasta bulunuyor. İnsanların sağlığı için en tehlikeli hastalıklardan biri de veremdir. Verem hastalığına halk arasında ince hastalık, tıp dilinde tüberküloz denir. Verem hastalığının, aşısı ve ilaçları uzun yıllar önce bulunmasına rağmen birçok ülkede hala önemli bir sağlık sorunudur. Dünyada bir tek etkene bağlı ve tedavisinin olmasına rağmen en çok ölüme yol açan hastalıktır. Verem mikrobu insan vücuduna solunum ve sindirim yoluyla girer. Çabuk fark edilip önlem alınmazsa vücudu kemirir, zayıflatır. Ölüme neden olur. Bu hastalığın bulaşmasında balgam en önemli kaynaktır. Öksürük ve tükürme havada tüberküloz mikrobu içeren çok küçük damlacıkların oluşmasına yol açar. Bu damlacıklar solunum yolu ile alınabilir ve hastalığa yol açabilir. Sağlıklı insan tarafından solunarak akciğere yerleşmesiyle hastalık başlamaktadır. Ancak bu mikrobu her soluyan, hemen hasta olmuyor. Büyük bir kısım savunma mekanizmalarıyla mikrobu yenebiliyor. Yenemeyenlerin yüzde 30'unda mikrop akciğere yerleşiyor ama herkesi hasta etmiyor, o kişi taşıyıcı oluyor. Bu kişilerin yüzde 10'undaysa akciğere yerleşen mikrop bir zaman uyanıp hastalık başlayabiliyor. Özellikle dengeli beslenmeyen, sigara, alkol ve uyuşturucu madde kullanan kişilerde vücut direnci düşük olduğu için verem hastalığına yakalanma riski artmaktadır. Verem aslında erken teşhis ve zamanında müdahaleyle önlenebilen bir hastalıktır. Verem hastalığından korunmanın en kolay yolu, BCG aşısıdır. Verem aşısı tüm bebeklere 2 aylıkken yapılmalıdır. Bu aşı Verem Savaşı Dispanserinde ücretsiz olarak yapılmaktadır.
Verem hastalığının en sık görülen belirtileri; üç haftadan uzun süren öksürük, ateş, gece terlemesi, kanlı balgam çıkarma ve kilo kaybıdır. Bu şikâyetleri olan ve 2–3 haftadan fazla öksürük şikâyeti devam eden kişilerin, en yakın zamanda Verem Savaş Dispanserine müracaat etmeleri gerekmektedir. Doğru ve bilinçli yaklaşılırsa tedavisi mümkün bir hastalıktır. Mikrobun vücuttan tamamen atılabilmesi için en az altı ay tedavi gerektirir. Tedavi bırakıldığı zaman mikroplar direnç kazanmış olarak tekrar uyanıyor. Tedaviyi yarım bırakma nedenleri arasında tüberkülozun hâlâ utanılacak bir hastalık olarak görülmesi de sayılmaktadır. Hastalar veremi fakir hastalığı gördüğü ve çevrelerindeki insanlar onlardan uzaklaştığı için utanıyor. Dışlanmamak için verem olduklarını gizlemeleri de hasta sayısının da artmasına yol açmaktadır.
Eğer hasta tedavi, süresince ilaçlarını çok düzenli olarak kullanır ve kontrollerine gelirse tamamen iyileşebilir. Fakat ilaçlarını düzenli olarak kullanmazsa vücudunda verem mikrobuna karşı direnç gelişimine sebep olur. İşte o zaman verem hastalığı öldürücü olabilir. Verem hastasını tedavi etmek hastalığın başkasına yayılmasını önleyecek en iyi yoldur. Bu nedenle tedavisinde Doğrudan Gözetimli Tedavi uygulanmaktadır.
Verem hastalığı kesinlikle kalıtsal bir rahatsızlık değildir, bulaşıcı hastalıktır. Dr. Necip YEMENİCİ İl Sağlık Müdürü
|